Mektup

4

Yazan Bülent Sakça | Kategori Edebiyat Türleri | Yayımlanma tarihi 25-08-2010

Birbirinden uzakta olan insanların istek ve dileklerini iletmek, kendi durumlarıyla ilgili bilgi vermek, üzüntü ve sevinçlerini paylaşmak, içlerini döküp dertleşmek, özlemlerini dile getirmek amacıyla birbirlerine gönderdikleri yazılara “mektup” denir.

Mektuplaşmak yakın arkadaş, dost ve akrabalar arasında olabileceği gibi, resmî kurum ve kuruluşlar arasında da olabilir.

Eskiden yaygın olan mektup yazma alışkanlığı, günümüzde teknolojik gelişmelerin etkisiyle unutulmaya yüz tutmuştur. Son yıllarda iletişim teknolojisi inanılmaz bir biçimde gelişme göstermiş, mektubun yerini cep telefonuyla mesaj çekme ve bilgisayarla internet üzerinden e-posta gönderme almıştır. Her ne kadar iletişim araçları değişmiş olsa da, netice itibarıyla insanlar arasında taşınan, gelip giden şeyler aynıdır. Eskiden de insanlar duygularını dil aracılığıyla sözcüklere döküyorlardı, günümüzde de insanlar dili kullanarak duygularını ifade ediyorlar. Yani duygularımızı dili kullanarak sözcüklere dökeceğiz, sonra da bunları bizden uzakta olan birine göndereceğiz. Bizden uzakta olan bir yakınımıza, bir arkadaşımıza duygularımızı yazarken; yazıya nasıl başlarız, ona nasıl hitap ederiz, duygularımızı nasıl bir düzen içerisinde aktarırız, yazımızı nasıl bitiririz? İşte asıl öğrenmemiz, dikkat etmemiz gereken nokta bu. 

Eskiden mektuplar beyaz kâğıtlara yazılırken günümüzde dijital ekranlara yazılıyor, eskiden sözcükleri kalem kullanarak kâğıtlara yazarken, günümüzde tuşları kullanarak  dijital ekranlara yazıyoruz.

M e k t u p  T ü r l e r i

1.  Özel Mektuplar

Aralarında akraba, dost, arkadaş gibi yakınlık bağı bulunan kişilerin birbirlerine yazdıkları mektuplardır.

Özel mektuplarda konu sınırlaması yoktur. Gündelik yaşama dair hemen her şey “gözlemler, olaylar, duygular, dedikodular, korkular, özlemler, acılar, sevinçler…” mektuba konu olabilir.

Özel mektuplarda kişi, yazmak istediklerini çekinmeden, içinden geldiği gibi, dobra dobra yazar. Çünkü yazdıklarının gizli kalacağını bilir.

Özel mektuplarda doğallık, içtenlik ve kişisellik esastır.

Ö z e l  M e k t u p  P l a n ı

a) Yer-Tarih: Mektup yazarken öncelikle kâğıdın sağ üst köşesine “yer ve tarih” yazılır.

b) Hitap Sözü: Satır başına “hitap sözü” yazılır. Hitap sözü tek sözcükten oluşabileceği gibi birden fazla sözcükten de oluşabilir. Bu durumda hitabı oluşturan sözcüklerin ilk harfi büyük yazılır. Hitap sözünden sonra virgül (,) konur.

Mektuba şu şekilde hitap sözleriyle başlanır:

Canım Annem,

Değerli Hocam,

Sevgili Zeynep,

c) Mektup Metni: Mektubun “giriş” bölümünde; mektubun yazılış nedeni, niçin yazmakta gecikildiği, mektup alamamaktan doğan merak, mektubun geciktirilmesinden duyulan üzüntü dile getirilir.

Gelişme” bölümünde gündelik yaşamdaki hemen her şey anlatılabilir. Üzüntüler, mutluluklar paylaşılır. Yaşanan olaylar hakkında bilgi verilir, merak edilen konularla ilgili karşı tarafa sorular sorulur.

Sonuç” bölümünde, karşı tarafın hal ve hatırı sorulur, iyi dilekler belirtilir, sevgiler, selamlar gönderilir. Mektubun “ellerinizden öperim, gözlerinizden öperim, hürmetler, derin saygılar, en içten sevgiler, kucak dolusu sevgiler…” gibi sözlerle bitirilmesi karşı tarafta iyi bir etki bırakır.

ç) Ad-Soyad, İmza: Mektup metninin sağ alt köşesine “ad-soyad” yazılır, hemen altına imza atılır.

d) Adres: Karşı taraf adresimizi bilmiyorsa yahut adresimizde bir değişiklik olmuşsa mektup metninin sol alt köşesine “adres” yazılır.

2.  Edebî Mektuplar

Şair ve yazarların birbirlerine ya da yakınlarına yazdıkları mektuplardır. Edebî mektuplar, dilin çekici ve estetik bir şekilde kullanıldığı metinlerdir.

Edebî mektuplarda sanatçılar; kültür, sanat ve edebiyata dair konular hakkında görüşlerini dile getirirler.

3.  Açık Mektuplar

Herhangi bir düşüncenin, görüşün açıklanması veya bir tezin savunulması, tartışılması ve halka duyurulması amacıyla yazılan, gazete ve dergilerde yayımlanan mektuplardır.

Açık mektuplarda geniş kitleleri ilgilendiren önemli konular ele alınır.

Açık mektuplar sayesinde pek çok sanatçı ve yazarı, yakından tanıma ve çok yönlü değerlendirme imkanı buluruz.

4.  İş Mektupları

Resmi ve özel kurumlar arasında veya kişiler ile işyerleri arasında yazılan mektuplardır.

İş mektuplarında mutlaka bir iş veya hizmet söz konusudur.

İş mektupları; sipariş verme, sipariş alma, satış, bilgi isteme, bilgi verme, iş isteme, teşekkür, özür, şikayet gibi amaçlarla yazılır.

Dilekçeler de bir iş mektubu olarak kabul edilir.

İ ş  M e k t u b u  P l a n ı

a) Başlık: İş mektuplarına, kendisine mektup yazılan kişi ya da kurumun adıyla başlanır. Kâğıdın üst tarafına, satırı ortalayacak biçimde büyük harflerle yazılır. Hemen altına mektubu göndereceğimiz kişi ya da kurumun adresi, telefonu, faksı, e-posta adresi yazılır.

b) Tarih: Adresten sonra bir-iki satır boşluk bırakılarak sağa bitişik olarak tarih yazılır.

c) Mektup Metni: Mektubu yazan kişi, karşı taraftan ne istiyorsa kısa ve net ifadelerle belirtir. İş mektupları, resmî ve özel kuruluşlardan iş istemek, broşür istemek, sipariş vermek, bilgi istemek, kredi başvurusunda bulunmak, ticarî ilişkilerin düzelmesi için özür dilemek, malın teslim alındığını bildirmek, yapılan hizmet için teşekkür etmek gibi amaçlarla yazılır.

ç) Saygı İfadesi: Mektup metninin bitiminden sonra satır başı yapılarak “Saygılarımla” veya “Saygılarımızla” yazılır.

d) İmza, Ad-Soyad, Unvan: Mektup metninin sağ alt köşesine mektubu yazan kişi imzasını atar, altına ad ve soyadını yazar, onun altına da unvanını yazar.

e) Adres: Mektup metninin sol alt köşesine, mektubu gönderen kişi ya da kurumun adresi yazılır.

f) EKLER: Mektubun yanında başka belgeler de varsa, bunlar “EKLER:” yazılıp altına numara verilerek sıralanır.

5.  Resmî Mektuplar

Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi aralarında veya özel kurum , kuruluş ve kişilerle iletişimi sağlamak amacıyla yazdıkları mektuplardır.

Resmî mektupların amacı, kamu kurum ve kuruluşlarındaki hizmetin düzenli, etkili ve yasalara uygun bir şekilde yapılmasını sağlamaktır.

R e s m î  M e k t u p  P l a n ı

a)  Başlık: Yazıyı gönderen kuruluşun adı kâğıdın üst tarafına ortalı olarak büyük harflerle yazılır.

Başlıkta ilk sıraya T.C. kısaltması ortalı olarak yazılır. Hemen altına resmî kurumun adı büyük harflerle yazılır. Bunun altına ise ana birimin adı yazılır. Ana birim adını oluşturan sözcüklerin sadece ilk harfleri büyük yazılır.

T.C.

ADANA VALİLİĞİ

İl Millî Eğitim Müdürlüğü

b)  Sayı: Sayı ve kayıt numarası, yazışmalarda dosya planına göre verilen kayıt ve dosya numarasıdır. Dosya numarasından sonra kısa çizgi (–) konularak kayıt numarası yazılır. Kayıt numarası, yazının evrak kayıt defterinde aldığı numaradır.

c) Tarih: Yazının gönderildiği tarih, SAYI ile aynı satırda, satırın sonuna gelecek şekilde yazılır. Tarihin tümü rakamla yazılır, sayılar arasına eğik çizgi (/) konur.

ç) Konu: Yazının ana fikrinin, konusunun birkaç sözcükle belirtildiği bölümdür. KONU, SAYI’nın hemen altında olur.

d) Gönderilen Makam: Konu bölümünden sonra birkaç satır boşluk bırakılarak resmî kurumun adı yazılır. Mektup kişilere gönderiliyorsa “Sayın” sözcüğünden sonra unvan, ad-soyad, e-adres yazılır.

e) İlgi: Mektubun önceki bir yazıya ek veya karşılık olduğunu, bazı belgelere başvurulması gerektiğini belirten bölümdür.

f) Metin: Bir konu veya düşüncenin açıklandığı bölümdür. Metin, resmî mektupların en önemli bölümüdür.

g) İmza, Ad-Soyad, Unvan: Metnin sağ alt köşesine yetkili kişi imzasını atar, ad-soyad ve unvanını yazar. İmzayı asıl makam sahibi değil de başka bir yetkili atacaksa “Müdür a.”, “Rektör a.”, “Vali a.” Biçiminde yazılır.

ğ) Ekler: Gönderilen yazıya ek olarak başka belgeler de varsa bunlar “EKLER:” yazıp altına  numara verilerek belirtilir.

h) Adres: Sayfa bitimine iki satır kalacak biçimde çizgi çekilerek altına yazıyı gönderen kurumun veya ilgili birimin adresi, telefonu, faksı, e-posta adresi yazılır.

M e k t u p T ü r ü n ü n  G e l i ş i m i   (Dünya Edebiyatı)

Mektup türüne ait en eski örnekler “Mısır firavunları” ve “Hitit kralları”na aittir.

Bir yazın türü olarak mektup, Romalılarda gelişip yaygınlaşmıştır. “Çiçero” (MÖ 106-43) düzyazı mektuplarıyla, “Horatius” (MÖ 65-8) manzum mektuplarıyla Roma toplumunu canlı bir şekilde yansıtmışlardır.

17. yüzyılda Fransız yazar “Madame de Sevigne” mektuplarıyla tanınmıştır. Mektuplarında kocasının ölümünden sonra kızının da evlenip gitmesinin ardından duyduğu yalnızlığı gidermek için kızına mektuplar yazar. Toplumsal olayları, gündelik yaşamını, evini, tanıdıklarını, gezintilerini, okuduğu kitaplar hakkındaki görüşlerini anlatmıştır.

18. yüzyılda mektuplarıyla tanınmış Fransız yazar “Voltaire”, sayısı yirmi bini aşan mektuplarıyla 18. yüzyıl Fransa tarihini, toplumsal hayatı, düşünce dünyasını, sanat ve edebiyat çevrelerini aydınlatmıştır. Bu mektuplar sade, doğal, yalın, içten bir anlatımla yazılmıştır. Yine Voltaire’in mektuplarında alaycı, iğneleyici bir üslûp da dikkati çeker.

18. yüzyıl Fransız edebiyatında mektuplarıyla tanınmış bir diğer yazar “Diderot”tur. İçten, doğal, çekici bir üslûpla yazılan bu mektuplarında Diderot, düşünce ve sanat dünyasına dair eleştiriler yapar.

18. yüzyılda Fransız edebiyatında mektuplarıyla tanınmış bir diğer yazar “Jean Jacques Rousseau”dur. Mektuplarında insanlardan ürkmesine rağmen yine de onlarsız edemeyen, yalnızlığın huzuruna gönül vermişken, sevgilerin hüznüyle bu yalnızlığı kendine zehir eden, aşırı derecede duygulu ve alıngan olduğu için çevresindeki dostları kıran, onlar tarafından kırılan bir insandır.

T ü r k  E d e b i y a t ı n d a  M e k t u p

Divan edebiyatında düzyazılara “inşa”, düzyazı yazarlarına “münşi” denirdi. Kısa düzyazıların ve mektupların toplandığı eserlere de  “münşeat” denir. Divan şairleri tarafından yazılan mektuplarda, şairler söz söylemekteki hünerlerini göstermek, kanıtlamak amacıyla aşırı derecede süslü, sanatlı, ağır bir dil kullanmışlardır.

16. yüzyılda ünlü divan şairimiz Fuzûlî’nin yazdığı “Şikayetname” adlı mektup, güzel bir düzyazı örneğidir. Fuzûlî, Bağdat’ın alınmasından sonra padişaha ve devlet büyüklerine kasideler yazar. Bunu karşılığında da kendisine dokuz akçelik gündelik bağlanır. Fuzûlî, kendisine bağlanan bu maaşı almakta zorluk çeker. Bunun üzerine devlet dairelerinde çalışan memurların ne kadar kaba, ilgisiz, anlayışsız, çıkarcı olduklarını, bir iş için kendilerine başvuran insanları başlarından savdıklarını, rahatlarına düşkün olduklarını anlatan bir mektup yazar. Bu mektupla, Kanuni devrinde devlete dairelerinin ne durumda olduğunu görme imkanı buluruz.

Edebiyatımızda bir yazın türü olarak mektup, ancak Tanzimat’tan sonra gelişim gösterir. Şinasi’nin Paris’ten annesine yazdığı mektuplar, edebiyatımızın ilk mektup örnekleri sayılır. Yine Namık Kemal’in değişik kişilere yazdığı mektuplar, bu türün ilk örnekleri arasında yer alır.

M e k t u b u n  D i ğ er  T ü r l e r l e  İ l i ş k i s i

Mektup türü ile diğer türler kimi zaman iç içe girebilir, kaynaşabilir. Mektup türü kullanılarak oluşturulmuş başka türden eserler de vardır.

Mektup–Roman

Mektupların roman kurgusu içerisinde bir araya getirilmesiyle oluşan romanlar vardır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar, “Mutallaka”

Halide Edip Adıvar, “Handan”

Johan Wolfgang Goethe, “Genç Werther’in Acıları”

Honore de Balzac, “Vadideki Zambak”

Mektup–Gezi Yazısı

Mektup biçiminde yazılmış gezi yazıları vardır.

Cenap Şahabettin, “Hac Yolunda”, “Avrupa Mektupları”

Ahmet Rasim, “Romanya Mektupları”

Falih Rıfkı Atay, “Londra Konferansı Mektupları”

Mektup–Deneme–Eleştiri

Mektup biçiminde yazılmış deneme ve eleştiri yazıları da vardır.

Nurullah Ataç, “Okuruma Mektuplar”

M e k t u p  D e r l e m e l e r i

Sanat, edebiyat, müzik, spor, siyaset gibi alanlarda başarılı olmuş, ünlenmiş bazı kişilerin mektupları bir araya getirilerek kitap halinde yayımlanır.

Cahit Sıtkı Tarancı, “Ziya’ya Mektuplar”, “Evime ve Nihal’e Mektuplar

Ziya Gökalp, “Limni ve Malta Mektupları

Memduh Şevket Esendal, “Kızıma Mektuplar”, “Oğullarıma Mektuplar

Tanpınar’ın Mektupları” (Derleyen: Zeynep Kerman)

Nazım Hikmet, “Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar

Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), “Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı

Bedri Rahmi-Eren Eyüboğlu, “Aşk Mektupları 1, 2, 3, 4

Abdülhak Hamit’in Mektupları1, 2”, (Derleyen: İnci Enginün)

Behçet Necatigil, “Serin Mavi – Behçet Necatigil’den eşine Mektuplar”, “Mektuplar

Oktay Burian, “Mektuplar

Yorumlar (4)

çokk güzel hepsinin açıklaması olsa daha iyi olur

emekleri olan herkese teşekkür ederim

Bilgileri çook beğendim.Emekleri geçenlere
çook teşekkür ederim.

Bilgiler için teşekkürler…. Sizi seviyorum:

Yorum yaz...